Greenpeace’den Ayşe Bereket: “Güle Güle Shell. N’olur geri gelme!”

Shell, dün (29 Eylül Salı) yaptığı açıklama ile Kuzey Kutbundaki (Arktik) petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına son verdiğini açıkladı. Bu zaferde ekoloji aktivistlerinin dünya çapındaki eylemlerinin birincil derecede payı olduğu aşikar. Greenpeace Akdeniz Kuzey Kutbu Kampanya Sorumlusu Ayşe Bereket ile konuştuk. Aynı zamanda Yeşil Gazete’nin de yazarları arasında bulunan Ayşe, hem “Save The Arctic” (Kuzey Kutbunu Kurtar) kampanyası hakkında hem de bundan sonraki süreçle ilgili düşüncelerini bizimle paylaştı.

***

Yeşil Gazete: Shell’in kuzey kutbunda petrol ve doğal gaz araştırmalarına son verme açıklamasından sonra akıllara ilk önce Greenpeace’in “Save the Arctic” kampanyası geldi doğal olarak. Sen bu kampamyaya nasıl ve ne zaman dahil oldun, dahil olduğunda kutuplardaki durum nasıldı?

Ayşe Bereket: Ben esasında Greenpeace Akdeniz İstanbul ofisinde tarım gıda kampanyacısı olarak başladım. Ama işe başladıktan kısa bir süre sonra, “Arctic 30” vakası olarak bilinen sürece dahil oldum. Aralarında bir Türk gönüllümüzün de olduğu, 30 Greenpeace aktivisti Gazprom petrol şirketinin Kuzey Buz Denizi’nde petrol arama projesini protesto ettikleri için gözaltına alınıp, yaklaşık 2 ay sonra serbest bırakılmıştı. 2014 yazında da Greenpeace İskandinavya ofisine bağlı olarak “Save The Arctic” kampanyası bünyesinde Filipinler İklim Delegesi Yeb Sano ve Kiribati Cumhurbaşkanı Anote Tong’un Kuzey Kutbu ziyaretlerinin proje liderliğini yaptım. Akdeniz ofisine geri döndüğümde Kuzey Kutbu Kampanyası sorumluluğunu üstlendim.

Greenpeace Akdeniz Kuzey Kutbu Kampanya Sorumlusu Ayşe BereketGreenpeace Akdeniz Kuzey Kutbu Kampanya Sorumlusu Ayşe Bereket

Greenpeace’in Save The Arctic yani Kuzey Kutbu’nu Kurtar kampanyası 2012’de başladı. Çağrımız Kuzey Kutbu’nun açık sularında belirli bir bölgeyi petrol faaliyetleri ve endüstriyel balıkçılık yapılmadığı bir koruma alanı ilan etmek. Kuzey Kutbu’nu Kurtar kampayamızın imzacı sayısı ise şu anda 7 milyon kişiyi geçti. Türkiye’den de 500 binden fazla imzacımız var.

Yeşil Gazete: Kampanyada şimdiye kadar yaşananları da aktarabilir misin?

Ayşe Bereket: Kuzey Kutbu kampanyasının en başından beri, yani üç yıldır Shell’in bölgede petrol aramaları planlarına karşı tüm dünyada kampanyalar, eylemler düzenleyip, dikkat çekip, bu planlarından vazgeçmesi için uğraş verdik. Çok ses getiren kampanyalarımızdan bir “Lego, Shell ile Ortaklığını Bitir” kampanyasıydı. Amacımız dünyanın en büyük oyuncak şirketi Lego ve petrol devi Shell işbirliğini durdurmaktı. 16 milyon kadar Shell logolu oyuncak 26 ülkede hediye edilmiş veya satılmıştı. Yani Shell çocuklar üzerinden propaganda yapıyordu. Lego kampanyasında 1 milyon imza topladı, ve Lego 3 ay gibi kısa bir süre sonra Shell’le 50 yıldır devam eden, 110 milyon dolarlık kontratını yenilemeyeceğini açıkladı. En eğlenceli Greenpeace eylemlerinden biri, Formula 1 ödül töreni sırasında Kutup ayısı/Shell logolu şaşırtmacalı eylemimiz de yine Kuzey Kutbu kampanyası bünyesindeydi.

2015 ‘in ilk aylarından itibaren Kuzey Kutbu’nu Kurtar kampanyasının esas odağı Shell’le mücadele etmek oldu çünkü Shell, Alaska’nın Chucki Denizi’nde petrol sondajına başlamak istediğini açıkladı. 2012’de Kulluk platformunun karaya oturması skandalı ile ara verdikleri Kuzey Kutbu petrol sondajlarına yeniden başlamak için izin başvuru sürecini başlattılar. Shell’in sondaj planlarını inceleyen ABD İçişleri Bakanlığının Okyanus Enerji Yönetimi Bürosu (BOEM) Çevresel Etki Bildiriminde büyük bir kaza olma ihtimalini yüzde 75 olarak vermesine rağmen, Başkan Obama ne yazık ki Mayıs ayında Shell’e ilk yeşil ışığı yaktı, Ağustos’ta da gerekli son izni verdi. Yine ABD hükümeti tarafından finanse edilen Eylül 2014’te yapılan diğer bir araştırma Shell’in büyük bir petrol sızıntısına müdahale etme konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu göstermişti. Dolayısıyla, sorduğumuz soru bir felaket olup olmayacağı değil, ne zaman olacağıydı.

40Foto: Vincenzo Florama / Greenpeace

Shell’in Kuzey Kutbu’nda geri çekilme kararı sadece Greenpeace’in değil, bu süreçte Shell’e karşı sesini yükselten, aktivizm yapan herkesin, tüm stk’ların ve tüm aktivist bireylerin başarısı. Mayıs’tan beri tüm dünyada çok ses getiren “People Vs Shell” hareketi çok katılımlı, çok sesli ve çok renkli, yerel hareketlerin de katıldığı gerçek bir sivil hareketti. Mayıs ayında 6 Greenpeace aktivistinin Pasifik Okyanusu’nda Alaska’ya doğru seyir halinde olan Shell’in petrol platformu Polar Pioneer’e çıkıp, 6 gün boyunca Shell’in Alaska’da kullanacağı bu dev platformda kalmaları dünyada büyük ilgi uyandırdı ve aylarca sürecek eylemlerin startını verdi.

Ardından Seattle’da yüzlerce “kayaktivist”, yani kanolu aktivistin, platformun çevresini kuşatmaları, Temmuz’un ilk iki haftasında, Türkiye’den 8 şehir dahil, 25 ülkede Shell karşıtı 40’ın üzerinde eylem, aktivite yapıldı. Temmuz sonunda, Shell’in derin sondaja başlamak için beklediği Fennica buzkıranı, Portland limanından Kuzey Kutbu’na yola çıkmaya çalışırken, seyri köprüden halatlarla 40 saat boyunca sarkan 13 Greenpeace tırmanışçısı tarafından engellendi. Denizden de başka oluşumlardan kanocu aktivistler katıldı. Son olarak da biz, Greenpeace olarak, Londra’da Shell Genel Merkezi’nin önüne 3 tonluk kutup ayımız Aurora’yı yerleştirmiştik, bugün (Eylül 29) bir sokak partisi eşliğinde Aurora nöbetini sonlandıracak. Yani, sadece bizim değil, tüm aktivistlerin eylemleri, toplantıları devam ediyordu, hepsi açıklamadan sonra kutlamaya dönüştü.

Kuzey Kutbu’nda belirli bir bölge koruma alanı ilan edilmeli

Yeşil Gazete: Shell’in açıklamasından ne anlamamız gerekiyor, artık bu iş bitti mi yoksa hala tetikte mi olmalıyız?

42

Ayşe Bereket: Şu anda sahip olduğumuz bilgiler ışığında, yani Shell’in kendi açıklamasına bakarsak, Shell, bölgeden tüm ekipman ve çalışanlarını geri çekiyor ve “öngörülebilen bir gelecekte” bölgeye tekrar girmeyecek. Bugüne kadar 7 milyar ABD doları harcadılar ve yine Shell’in verdiği bilgiye göre geri çekilmelerinin de 4.1 milyar ABD dolarına civarında bir maliyeti olacak. Yatırımcıları, bu maddi kayıp ve özellikle bu son dönemde yaşadığı bu büyük prestij kaybından hiç hoşnut değiller. Petrol fiyatlarının düştüğü, dünyanın küresel iklim değişikliğini yavaşlatmak için fosil yakıtlardan vazgeçip, yenilenebilir, temiz enerjiye yöneldiği bir dönemde, zaten yeni rezervlerin peşinden gitmenin anlaşılır bir yanı yoktu.

Yeşil Gazete: Greenpeace Kuzey Kutbu Kampanyası’nın bundan sonra izleyeceği süreç hakkında da bilgi verebilir misin?

38

Ayşe Bereket: Şu anda bu büyük zaferi kutluyoruz. 7.5 milyon imzacımızla ve bu son zaferle “Kuzey Kutbu’nu Kurtar” hareketimiz her zamankinden daha güçlü. Başta söylediğim gibi, biz Kuzey Kutbu’nda, uluslararası sularda belirli bir bölgenin koruma alanı ilan edilmesini istiyoruz. Başkan Obama’nın da bu fırsatı değerlendirip, ABD’nin Kuzey Kutup bölgesinde gelecekte yapılabilecek tüm sondajları iptal etmesini ve bu bölgeyi petrol şirketlerine yasaklamasını istiyoruz. Kuzey Kutbu’nun önemini anlatmaya devam edeceğiz. Kuzey Kutbu gezegenin kliması görevini görüyor, ve her yerden fazla o bölge iklim değişikliğinden etkileniyor. Son 30 yılda, yüzde 75’i eridi. Kuzey Kutbu’nda yaşananlar, sadece o bölgeyi değil, tüm dünyayı, iklim modellerini etkiliyor. Kuzey Kutbu’nun erimesi iklim değişikliğine yani büyük oranda fosil yakıt tüketimi le ilişkili. Bunun başlıca sorumlularından Shell gibi petrol şirketleri bu erimeyi fırsat bilip, yeni petrol rezervleri için bölgeye girmek istiyor. Kuzey Kutbu’nda yaşayan 4 milyon kadar yerli nüfus olduğunu, bölgeye has bir ekosistem olduğunu da unutmamız lazım.

People Power yani halkın gücü kazandı

Yeşil Gazete: Son olarak aktarmak istediklerin varsa onu da alalım.

35

Ayşe Bereket: Bu zaferi çok iyi okumamız gerektiğini düşünüyorum çünkü gerçekten bu bir tür kırılma noktası. Bir yandan, Statoil ve Chevron gibi şirketler planlarını durdurmuşken, Shell, Kuzey Kutbu’nu zorlamaya devam etti. Shell çok büyük oynadı ve çok büyük kaybetti. Shell’in 7 milyar dolar yatırım yaptıktan sonra 4.1 milyar dolar harcayıp geri çekilmesi petrol lobisi adına çok büyük bir hezimet ve kuşkusuz bundan tüm petrol endüstrisi etkilenecek.

Diğer yandan, bu zafer Kuzey Kutbu’nu korumak isteyen milyonlarca kişinin, Shell’in milyar dolarlarından daha güçlü olduğunu gösterdi. “People Power”, yani halkın gücü, iradesi kazandı. Bu hepimiz için çok umut verici bir zafer. Dünyanın gözü Aralık’taki Paris COP’ta. Kuzey Kutbu kampanyasında milyonlar bir araya geldiğinde neler başarabileceğimizi gördük, şimdi küresel çapta milyarlarca insanın iklim değişikliğine karşı birleşme zamanı.

Yeşil Gazete: Ayşe, Yeşil Gazete adına bir kez daha seni ve tüm ekibi kutluyoruz. Bize zaman ayırdığın için çok teşekkürler

Ayşe Bereket: Asıl ben teşekkür ederim. Greenpeace adına gönderdiğimiz “Güle Güle Shell” başlıklı mektubumuzda yazdığımız dilek ile bitireyim, “Güle Güle Shell. N’olur geri gelme!

Röportaj: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete) https://yesilgazete.org/blog/2015/09/30/greenpeaceden-ayse-bereket-gule-gule-shell-nolur-geri-gelme/

Reklamlar
Bu yazı Haber, Kuzey Kutbu, İklim Değişikliği içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s