Monsanto’nun Bilim Dünyasına Müdahalesi: Seralini Araştırması Yayından Kaldırıldı

Prof. Seralini ve Ekibi

Prof. Seralini ve Ekibi

Yazılarıma birçok defa konu olan biyoteknoloji devi Monsantonun güç oyunları ve lobicilik faaliyetleri artık sadece uluslararası politikayla sınırlı değil. Monsanto, bilim dünyasına da doğrudan müdahale etmeyi başardı. 24 Kasım 2013’te “Food and Chemical Toxicology” (FCT, Gıda ve Kimyasal Toksikoloji) bilim dergisi, Monsanto’nun baskıları sonucunda bir yıl önce yayımladığı ve biyoteknoloji dünyasında bomba etkisi yaratan Seralini araştırmasını yayından kaldırdı.

Olan biteni daha iyi anlamak için Seralini araştırmasının ne olduğunu, neden önemli olduğunu, bu bir yıllık süreçte olanları, bu yazının geri çekilmesinin ne anlama geldiğini ve ne tür sonuçlar doğurabileceğine bakmamız lazım.

***

SERALINI ARAŞTIRMASI NEDİR?

Kasım 2012’de FCT dergisi, Fransız Caen Üniversitesi’nden Gilles-Eric Seralini ve araştırma ekibinin “Roundup herbisiti ve Roundup’a dayanıklı genetiği değiştirilmiş bir mısırın uzun süreli toksisitesi” araştırmasını yayımladı. Bu araştırma sonuçlarının yayımlanmasıyla birlikte biyoteknoloji yani genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) tartışmaları yepyeni bir boyut kazandı.

Kısaca özetlemek gerekirse, GDO’nun sağlık üzerindeki etkileri hakkında uzman moleküler biyolog Profesör Gilles-Eric Seralini başkanlığında bir bilim insanı ekibi, 24 ay boyunca Monsanto’nun NK603 genetiği değiştirilmiş (GD) mısırı ve yine Monsanto’nun Roundup yabani ot ilacının (herbisit) fareler üzerinde etkilerini incelediler.

NK603,  yine Monsanto’nun ürettiği Roundup herbisitine dayanıklı gen içeren ve tarlada üzerine Roundup herbisiti uygulanarak yetiştirilen bir GD mısır çeşidi.

nk603Bugün Türkiye’de 16 GD mısır ve 3 GD soya olmak üzere, toplam 19 GDO’nun hayvan yemi amaçlı ithalatına ve kullanımına izin verilmekte. Şu anda Türkiye’ye giren ve hayvan yemi olarak kullanılan toplam 16 GD mısır’ın 6’sı bu araştırmanın konusu olan NK603 ve türevleridir (NK603, NK603xMON810, TC1507xNK603, 59122xNK603, 59122xTC1507xNK603, MON8934xNK603 bkz. Biyogüvenlik Kurulu Kararları).

Seralini ve ekibi araştırması sırasında bir grup fare NK603 ile beslendi ve içme sularına (ABD’de içme suyunda ve GD mahsullerde izin verilen oranda) Roundup katıldı. Sonuç: bu farelerin, standart bir diyet uygulanan farelerden daha hızlı kansere yakalandıkları ve daha erken öldükleri. Diyetleri NK603 ve Roundup’dan oluşan bu fareler, göğüs kanserine yakalandı ve karaciğer ve böbreklerinde ciddi hasarlar oluştu.

Serailini Fareleri

Seralini Farelerinde Tümör Oluşumları

Araştırmacılar NK603, üzerine Roundup sıkılan NK603 ve tek başına Roundup’ın bu kadar benzer olumsuz sağlık sonuçları yaratmasını GD mısırın ve Roundup herbisitinin onları tüketen hayvanların endokrin sistemleri üzerinde benzer engelleyici etkileri olması hipotezi ile açıklıyorlar. Endokrin bezleri hücre çoğalması başta olmak üzere, birçok temel vücut fonksiyonunu regüle eden çok sayıda hormon üretmekte. Seralini ekibinin 2 yıllık ve 200’den fazla fare üzerinde yaptığı 3 milyon Euro’luk bu çalışma biyoteknoloji endüstrisinden hiçbir baskıya maruz kalmamak için büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirildi. Araştırma CRIIGEN (Committee for Research and Independent Information on Genetic Engineering, Genetik Mühendislik Hakkında Araştırma ve Bağımsız Bilgi Komitesi) tarafından gözetildi.

2 yıllık araştırmasının ardından Seralini, sonuçlarını FCT’ye sundu. FCT kendi belirlediği bilim insanları heyetinin dört ay boyunca metodoloji, deneysel kurgu ve diğer kriterleri değerlendirmesinin ardından Seralini araştırmasını Kasım 2012’de yayımladı.

***

SERALINI ARAŞTIRMASI VE SONUÇLARI NEDEN ÖNEMLİ?

seralini lab

  • Seralini’nin bu araştırması Monsanto’nun Roundup herbisiti uygulanan GD mısır NK603 üzerine bugüne kadar yapılan en uzun süreli ve tek araştırmadır (2 yıl). Bu 2 yıl seçilen fare cinsinin ortalama yaşam süresidir.
  • Seralini araştırmasının 2 yıllık olması çok önemli zira biyoteknoloji endüstrisinin bugüne kadar yaptığı tüm araştırmalar en fazla 90 günlüktür. Oysa Seralini araştırmasında ilk tümörlerin 4 ile 7 ay arasında oluşmaya başladığı gözlemlenmiştir. Monsanto’nun Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu’na (EFSA) ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) aynı NK603 GD mısırın onaylanması için sunduğu 90 günlük deneyde bazı toksisite emareleri gözlemlenmiş ama endüstri ve bu kurumlar tarafından “biyolojik olarak anlamlı değildir” denilerek göz ardı edilmiş, ve sonuç olarak NK603 onaylanmıştır.
  • roundupHer ne kadar glifosat (Roundup herbisitinin aktif maddesi ve bilinen bir endokrin engelleyici) üzerinde daha önce yapılan bazı araştırmalar Roundup’ın izin verilen maksimum limitin üzerinde tüketildiğinde karaciğer ve böbrek yetmezliğine yol açabileceğini göstermiş olsa da, Seralini araştırması çok az miktarda bile olsa (örnek: içme suyunda) uzun süreli tüketilmesinin zararlı olabileceğini öneren ilk araştırmadır.
  • Seralini araştırması bağımsız bir araştırmadır. Monsanto ve diğer biyoteknoloji devleri tarafından finanse edilmemiştir.

***

SERALINI ARAŞTIRMASININ YAYIMLANMASINDAN SONRA OLANLAR

  • GDO Lobisi

Eski Fransız Çevre Bakanı Corinne Lepage’ın “bomba” diye tanımladığı araştırmanın yayımlanmasının hemen ardından Monsanto ve GDO endüstrisi Seralini sonuçlarının etkilerini kontrol altına alabilmek için saldırıya geçti.

Araştırmayı kamuoyunda itibarsızlaştırmak ve FCT’yi yazıyı geri çekmeye ikna etmek için bir kampanya başlatıldı. Independent Science News’a göre, FCT’ye mektup yazan uzmanların büyük kısmı, her ne kadar bu kamuoyuna açıklanmamış olsa bile, GDO endüstrisi ve lobi gruplarıyla çıkar ilişkileri bulunan kişilerdi. The Guardian gazetesi’nin Çevre Editörü John Vidal, Seralini ve ekibine saldırıları “geçmişte başka bilim adamlarını yok etmek için benzer taktikler kullanan bilimsel ve kurumsal düzenin bir zaferi” olarak tanımladı. Vidal, “GD patateslerin farelerin mide zarını ve bağışıklık sistemine zarar verdiğini öneren İskoçya Rowett Enstitüsü’nden Arpad Pusztai’yın işinden olması ve yasa dışı olarak ekilen GD mısırdan Meksika’nın yerli mısırına gen akışını inceleyen David Quist ve Ignacio Chapela”yı örnek gösterdi.

  • Avupa Komisyonu ve EFSA

efsaZor duruma düşen bir tek Monsanto ve diğer biyoteknoloji devleri olmadı, Avrupa Komisyonu ve kendisine bağlı olan EFSA’nın da başı büyük derde girdi. EFSA 2009 yılında Monsanto’nun 90 günlük araştırma sonuçlarına dayanarak, hiçbir bağımsız araştırma talep etmeden, NK603’ün onaylanmasını önermişti. Monsanto tarafından sunulan “verilerin yeterli olduğu ve bir güvenlik endişesi olmadığı”nı belirtip, kamuoyuna şu açıklamayı yapmıştı: “EFSA GDO Paneli’nin kanaati NK603 mısırı geleneksel mısır kadar güvenli olduğudur. NK603 mısırı ve türevlerinin belirlenen kullanım şartlarında tüketilmesi insan ve hayvan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olması muhtemel değildir”.

Seralini araştırmasının 90 gün yerine 2 yıllık olması, o güne kadar yapılan tüm açıklamaları, alınan kararları ve yapılan hesapları altüst etti. EFSA birkaç hafta sonra basına şu açıklamayı yaptı: “Seralini ve ekibinin araştırmasındaki ciddi kurgu ve metodoloji hataları, araştırmanın kabul edilebilir bilimsel standartlarda olmadığı anlamına gelmektedir ve genetiği değiştirilmiş NK603 mısırın daha önce yapılan güvenlik değerlendirmelerinin yeniden incelemesine dair bir neden yoktur.” EFSA’nın, Seralini’nin araştırmasında hatalar bulup bulmaması bir yana, 3 yıl önce onayladığı NK603 için Monsanto’dan ya da bağımsız araştırmacılardan yeni ve daha uzun süreli bir araştırma talep etmemesi, GDO lobisinin baskısıyla olanı biteni örtbas etmeye çalışması olarak yorumlandı. Bağımsız Avrupa Birliği kurumsal gözlem grubu Corporate Europe Observer’a göre, EFSA GDO inceleme panelinin birçok üyesinin Monsanto ve GDO endüstrisiyle belgelenmiş bağları bulunmakta.

  • FCT ve Monsanto

monsanto logoFCT’ye gelince, Seralini araştırmasını hemen yayından kaldırmadı ancak bir kaç ay sonra Mayıs 2013’te, yayın kurulu “Biyoteknoloji Yardımcı Editörü” pozisyonu yaratarak, Richard E. Goodman’ı işe aldı. Richard E. Goodman, Nebraska Üniversitesi’nde Gıda Alerjisi Araştırma ve Kaynak Programı’nda profesör olmasının yanı sıra 1997-2004 yıllarında Monsanto’da çalıştı. Monsanto’da görevi şirketin GD ürünlerinin alerjenliğini değerlendirmek ve Monsanto adına GDO gıdaların alerjenlik ve güvenlik konularında araştırmalar yayımlamaktı. Goodman, aynı zamanda GDO endüstrisi tarafından finanse edilen GDO lobi organizasyonu International Life Science Institute’ün (ILSI) de bir çalışanıydı.

ILSI Avrupa’nın başlıca finansörleri arasında dünyanın en büyük kimyasal şirketi BASF, Coca-Cola, Danone, Kraft, Mc Donald’s, Nestle, Unilever, dünyanın en büyük aspartam üretici Ajinomoto, Syngenta ve tabii ki Monsanto bulunmakta. ABD ILSI’nin başında, kuruluş tarihi 1978’den 1991’e kadar, aynı zamanda Coca-Cola’nın Başkan Yardımcılığını yürüten Alex Malaspina  bulunmaktaydı. GDO karşıtlarına göre, ILSI’nin başlıca amacı GD gıdalar ve kimyasal gıda katkı maddeleri için endüstrinin lehine risk değerlendirme yöntemleri geliştirmek ve karar ve yasa mekanizmaları ile birlikte çalışarak bunları uluslararası yönetmeliklere kabul ettirmek. FCT ile Şubat 2013’e kadar hiçbir belgelenmiş ilişkisi olmayan Goodman’ın bir anda yayın kurulunda böylesine yüksek bir pozisyona atanması, çok ciddi bazı sorulara yol açtı: Monsanto, bundan böyle FCT’de hangi biyoteknoloji araştırmalarının yayımlanacağına karar verebilecek mi ve bilimsel çalışmaların kontrolünü eline geçirebilecek mi?

Elsevier’in sahte bilim dergileri 

ElsevierlogoBlackBakmamız gereken bir diğer isim de FCT’nin yayınevi Elsevier. Uluslararası bilimsel yayın dünyası devlerinden Elsevier’in de sicili hiç parlak değil. 2009 yılında, Elsevier Avustralya sadece Merck ilaçlarının kullanımını teşvik eden ve Merck tarafından verilen yazıların yayımladığı bir sahte tıp dergisi çıkardı (Australasian Journal of Bone and Joint Medicine). Avustralya’da, bu derginin öne çıkardığı ilaçlardan biri Vioxx’u kullandıktan sonra kalp krizi geçiren kişiler tarafından Merck’e açılan davalar sırasında, Elsevier’in 2000 ve 2005 yılları arasında ilaç şirketleri tarafından finanse edilen altı dergi daha yayımladığı ortaya çıktı. The Guardian gazetesi, Elsevier CEO’su Michael Hansen’in bunların tıp dergisi görüntüsünde yayınlandıklarını ve kamuoyuna yeterli açıklamayı yapmadıklarını itiraf etmesine ve “Bu kabul edilebilir bir davranış değildi, ve bundan dolayı pişmanız” sözlerine yer verdi.

***

FCT, KASIM 2013’TE SERALINI ARAŞTIRMASINI YAYINDAN KALDIRILDI

food-and-chemical-toxicologyKasım 24 2013’te, Profesör Seralini ve ekibinin araştırmasının yayımlamasından 1 yıl, ve eski Monsanto çalışanı Goodman’ın GDO bölümün başına getirilmesinden 6 ay sonra, FCT Genel Yayın Yönetmeni Dr. A. Wallace Hayes Profesör Seralini ve ekibinin araştırmasını yayından kaldırdığını bildirdi. Hayes, yazıyı geri çekmesinin sebebi olarak, denek fare sayısının görece az sayıda olmasına ve kullanılan –“tümör vakası yüksek”- fare cinsine bağlı olarak, görülen tümör ve ölümlerin “belirsiz nitelikte” sonuçlar olduğunu ifade etti. Hayes’in sözleri ile “Nihayetinde sunulan sonuçlar (her ne kadar yanlış olmasalar bile), belirsizdir ve bundan ötürü FCT’de yayımlanma kriteri için yeterli değildir.”

Profesör Seralini ve ekibi Hayes’e verdikleri yazılı cevapta fare cinsi ve fare sayısı yüzünden sonuçların belirsiz sayılmasına itiraz etti ve çalışmalarının arkasında durduklarını beyan ettiler. Sprague Dawley fare cinsinin toksikoloji ve kanser araştırmalarında rutin olarak kullanıldığını, NK603 GD mısırın onaylanmasında başvurulan Monsanto’nun 90 günlük araştırmasında da aynı fare cinsinin kullanıldığının altını çizdi. Fare sayısına gelince, Seralini sayının OECD kurallarının belirttiği sayıda olduğunu ve NK603’un güvenli olduğu ileri sürülen Monsanto tarafından yaptırılan 90 günlük çalışmada da (Hammond et al., 2004) aynı sayıda fare kullandığını hatırlattı. Buradaki çifte standarda dikkat çeken Seralini, kendi araştırmasının NK603’ün zararlarını göstermekte yetersiz olduğu kanısına varılıyorsa, Monsanto’nun araştırmalarının da GDO’ların güvenli olduğunu göstermekte yetersiz sayılması gerektiğini belirtti ve FCT’nin ya Monsanto araştırmasını da geri çekmesi gerektiğini ya da her iki araştırmanın bilimsel tartışmalarda yer alması gerektiğini ifade etti.

cope-logoFCT’nin Seralini araştırmasını geri çekmesi bilim dünyasını ayağa kaldırmasının birkaç nedeni var. İlk olarak FCT’de olduğu gibi “meslektaş incelemesinden geçmiş ve yayımlanmış” araştırmalar çoğu bilim insanı tarafından bilimsel nitelik taşımakta. Bir araştırma yayınlanmamışsa, yok sayılıyor. İkinci neden, bilimsel bir dergi aklına estiğinde bir yazıyı geri çekemez. FCT’nin de üyesi olduğu COPE (Committee on Publication Ethics – Yayın Etiği Komitesi) tarafından belirlenen kurallar var. Bir derginin bir araştırmayı geri çekebilmesi için aşağıdaki üç nedenden en az biri gerekmekte:

  • sonuçların kasıtlı olarak (örneğin yalancı veri) ya da kasıtsız hata sonucu güvenilir olmadığına dair açık kanıt,
  • intihal,
  • etik dışı araştırma yapılmış olması.

ilsi

Hayes’in de kabul ettiği üzere, Seralini araştırmasına yöneltilen eleştiriler bu kriterlerin hiçbirine uymuyor. Öte yandan, FCT bünyesinde bu kararı alan uzmanların isimleri de açıklanmadı. Ancak FCT’nin yayın kurulunda GDO endüstrisi ve bu endüstri tarafından finanse edilen ILSI ile bağları olduğu bilinen birçok uzman var. Genel Yayın Yönetmeni Hayes tütün endüstrisi için çalışmış ve şu anda “gıda, katkı maddesi, biyoteknoloji ve ilaç şirketlerine teknik ve düzenleyici hizmetler” sunan Spherix Consulting’in Bilim Danışmanı. Bazılarının ise NK603 GD mısırın güvenliği olduğunu savunan GDO şirketleri ve EFSA ile doğrudan bağlantıları var. Eski bir Monsanto ve ILSI çalışanı Richard Goodman haricinde, Pioneer/Dupont çalışanı Brian Delaney, EFSA ve ILSI’de çalışmış Susan Barlow ve Ivonne Rietjens, Monsanto ile anlaşmalı şirketlerde çalışmış David J. Brusick, William C. Hall bunlardan sadece bazıları.

Şu anda 48 ülkeden 218’i bilim insanı, 539 kişi FCT’nin yayıncısı Elsevier’i yazıyı tekrar yayımlayana kadar boykot ettiklerini belirten bir açık mektuba imza attı. Bugün, bilim insanlarının araştırmalarını yayınlayacakları dergi (sadece Elsevier grubuna ait dergilerde değil) bulmakta çektikleri zorluklar konuşuluyor. Seralini makalesinin geri çekilmesinin tartışmanın sadece bilimle alakalı olmadığı aşikar. Bu tür bağımsız bilimsel araştırmalar Monsanto gibi GDO devlerinin ürünlerinin güvenirliliği sorgulanmasına yol açıyor, daha fazla sayıda ve daha uzun süreli araştırmalar yapılmasının gerekliliğini gösteriyor.

Monsanto başta olmak üzere, GDO endüstrisi çoktandır çok sayıda ülkenin gıda güvenliğinden sorumlu birimlerini ellerine geçirmişti. Büyük paraların, gizli anlaşmaların döndüğü lobicilik faaliyetleriyle yetinmeyen Monsanto ve diğer GDO şirketleri bilim dünyasını da ele geçirmiş görünüyor. Seralini’ye uygulanan sansür, makalenin geri çekilmesi, ne yazık ki böyle bir araştırma yapılmadığı anlamına geliyor. Türkiye’de de hayvan yemi amaçlı ithalatına izin verilen 16 GDO mısır çeşidinden 6’sını oluşturan NK603 GD mısırın güvenliği hakkındaki şu anda tek “geçerli” ve “bilimsel” araştırma bu mısırın üreticisi Monsanto tarafından sunulan 90 günlük bir araştırma. Şu anda Türkiye’de etini, sütünü, yumurtasını tükettiğimiz hayvanların beslendikleri bu mısır hakkında bildiğimiz bununla kısıtlı. GDO şirketlerinin bilimsel yayınları da ele geçirmiş olmasıyla, bundan sonra ne öğrenebileceğimiz de meçhul.

Ayse Bereket

aysebereket@wordpress.com

https://twitter.com/aysebereket

Kaynaklar:

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0278691512005637

http://sustainablepulse.com/2012/09/19/criigen-study-links-gm-maize-roundup-premature-death-cancer/#.UpsMnY1hN1M

http://www.tbbdm.gov.tr/home/biosafetycouncilhome/councildecisions.aspx

http://www.criigen.org/SiteEn/index.php

http://gmoevidence.com/criigen-gm-maize-and-roundup-can-cause-tumours-multiple-organ-damage-and-premature-death/

http://www.theecologist.org/News/news_analysis/2185442/scientific_journal_retracts_study_exposing_gm_cancer_risk.html

http://www.independentsciencenews.org/science-media/the-goodman-affair-monsanto-targets-the-heart-of-science/

http://www.independentsciencenews.org/health/seralini-and-science-nk603-rat-study-roundup/

http://gmwatch.org/latest-listing/51-2012/14514

http://www.sciencemediacentre.org/expert-reaction-to-gm-maize-causing-tumours-in-rats/

http://rt.com/news/corn-study-gm-french-711/

http://www.journals.elsevier.com/food-and-chemical-toxicology/editorial-board/

http://corporateeurope.org/sites/default/files/ilsi-article-final.pdf

http://online.wsj.com/article/PR-CO-20131128-907680.html?dsk=y

http://gmoseralini.org/professor-seralini-replies-to-fct-journal-over-study-retraction/

http://publicationethics.org/files/retraction%20guidelines.pdf

http://www.testbiotech.de/en/node/972

http://www.examiner.com/article/scientitists-outraged-at-journal-retraction-of-gmo-rat-study

http://spherix.com/documents/pr111909–PlacementClosing.pdf

Reklamlar
Bu yazı GDO, Monsanto içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

13 Responses to Monsanto’nun Bilim Dünyasına Müdahalesi: Seralini Araştırması Yayından Kaldırıldı

  1. ilşad özkan dedi ki:

    Ayse Hanim cok guzel bir calisma olmus, tesekkurler. Sahsen genetigi degistirilmis ya da modifiye edilmis gidalardan canavar gibi korkmamiza gerek olmadigini duaunuyorum ancak mevcut durum bu korkuyu besleyecek gercek aupheler tasiyor, bunu da goz ardi etmiyorum. Bence durust ve guvenilir bilim insanlarinin bu devlerle mucadele etmesi ve insan sağlığına zararsiz oldugundan emin oldugumuz böyle bitki tohumlari ureterek insanligin beslenme sorununa gercek cozum bulmasi gerekiyor.

  2. Deniz Özüt dedi ki:

    Bu harika yazı için çok teşekkürler.

  3. ihy dedi ki:

    Korkuyorum okudukça

  4. Bülent ŞIK dedi ki:

    çok aydınlatıcı, güzel bir yazı; aklınıza, emeğinize sağlık

  5. ÇMB dedi ki:

    Merhabalar,

    Her ne kadar GDO araştırmalarına destek olan bir ekibin başında olsam da, bilimde tarafsızlığın korunması ve etik tartışmaya açık konularda iki tarafın da *bilimsel temelde kalmak şartıyla* söz hakkı alması gerektiğine inanıyorum. Sizin yazınız, GDO karşıtlarının yazdığı birçok yazının bilimsel geçerlilik klasmanından çok çok yukarıda, bu sebeple çok faydalı olduğu kanısındayım. Eğer izin verirseniz, bu yazınızı (ve belki diğer yazılarınızdan bazı derlemeleri) Evrim Ağacı’nda (www.evrimagaci.org ve http://www.facebook.com/evrimagaci) sizin adınızla ve sitenize açık bir şekilde referans ve yönlendirme bağlantıları vererek yayınlamak isterim.

    Cevabınızı bekliyorum.
    Çağrı Mert Bakırcı (Evrim Ağacı Kurucusu ve İdari Sorumlusu)

  6. Emin Demirel dedi ki:

    Çok açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş. umarım toplumun her kesimine ulaşır. kendi facebook sayfamda yayınlayacağım. tekrar tesekkurler. iyi ki varsınız.

  7. Selin Yağmur Sönmez dedi ki:

    Hazırladığınız yazı için teşekkürler. İyi çalışmalar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s